Bakan Eker: Dünyanın 3. Büyük Gen Bankasını Mart Ayında Açıyoruz

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker. Ankara Bilkent Otel Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Doğadan Üretime Genetik Kaynaklar ve Tohum Tanıtım Toplantısı” na katıldı.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bürokratları, tarımsal araştırma ve tohumculuk sektör temsilcileri, bilimadamları ve çok sayıda davetlinin katıldığı toplantıda, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürü Masum Burak tarafından Bakanlıkça yürütülen tarımsal araştırmalar ve tohum geliştirme çalışmaları hakkında bir sunum gerçekleştirildi.
Sunumun ardından bir konuşma yapan Bakan Eker, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından Dünyanın 3. büyük gen bankasının Mart ayında Ankara’da açılacağını açıkladı.
Türkiye’ni dünyada önemli bir gen merkezi olduğuna dikkat çeken Bakan Eker, Dünyadaki 8 gen merkezinden 3 tanesinin Türkiye’de olduğunu söyledi. Bilim, teknolojik gelişme, ekonomik büyüme gibi birçok faktörün dünyada tabiatın kirlenmesine ve biyoçeşitliliğin yok olmasına sebep olduğunun altını çizen Bakan Eker, kentleşme ve sanayileşmenin bir yandan insanlığa refah getirirken diğer yandan da tabii kaynakları tehdit ettiğine dikkat çekti. Türkiye’nin varlığını doğal ortamında sürdürebilen pek çok bitki türüne sahip olduğunu ifade eden Bakan Eker, Türkiye’nin 500’den fazla habitatıyla dünyadaki 11 bin civarındaki endemik bitkiden 3900 civarındakine ev sahipliği yaptığını kaydetti.
Türk insanının eliyle geliştirilen, bir çok yerel çeşit olduğunu da anlatan Eker, ''Biz bütün bu genetik kaynağı bir miras olarak görme lüksüne sahip değiliz, biz bunları bir emanet olarak görüyoruz. Emanete nasıl sahip çıkılarsa, biz de genetik kaynaklarına öyle sahip çıkmak mecburiyetindeyiz'' dedi.

Bakanlığın yerel çeşitler başta olmak üzere genetik kaynakların öncelikle toplanması ve muhafazası ile ve çeşitlendirmesine dönük bir çok çalışma yürüttüğünü belirten Eker, bugün itibariyle bu kapsamda toplanmış 62 binden fazla tohum numunesinin İzmir ve Ankara'daki gen bankalarında muhafaza edildiğini söyledi. Bakan
Eker, 8 binin üzerinde meyve ve asma çeşidinin 16 değişik Araştırma Enstitüsünde arazi gen bankalarında koruma ve değerlendirmeye alındığını ifade etti.
Ankara'da geçen yıl Temmuz ayında temeli atılan Dünyanın üçüncü büyük tohum gen bankasının Mart ayında açılacağını bildiren Bakan Eker, bu gen bankasının Çin ve ABD'den sonra geleceğini ve 250 bin çeşit kapasiteli olacağını, kapasitesinin ileriki aşamada 300 bin çeşide kadar çıkarılabileceğini kaydetti.
Bakan Eker, bunun hem Türkiye'deki genetik kaynaklarının muhafaza altına alınması, korunması hem yeni çeşitlerin geliştirilmesi için imkan, materyal sağlaması ve gelecek nesillere bunların aktarılması açısından son derece önemli olduğunu vurguladı.
Vatandaşlardan zaman zaman ''çocukluğumda yediğim domates, salatalığın tadını bulamıyorum'' şeklinde ifadeler duyduğunu, bunların artık türünün yok olduğunun zannedildiğini belirten Eker, şöyle konuştu: ''Bunlar yok olmadı, bunların hepsi elimizde. Problem ne peki? Problem şu artık insanların kendileri için, kendi aileleri için yakın çevreleri için üretim yapmıyor. Uzakta büyük pazarlar için üretim yapıyor. Dolayısıyla verimlilik ve ekonomik olma özelliği ön plana çıkıyor. Daha verimli yüksek, daha dayanıklı, raf ömrü daha uzun çeşitleri insanlar tercih ediyor üretim için. Yoksa biz bu tohumların hepsini muhafaza ediyoruz hepsi var ve küçük ölçekte, amatörce veya profesyonelce bu çerçevede daha az karla daha düşük bir pazar segmenti ile üretim yapmak isteyen üreticiler için biz bu sebze meyve tohumları neredeyse bunları temin edebiliyoruz, böyle bir mekanizmamız var. Bunlar yok olmadı, muhafaza altında, emin ellerde. Bunlardan ekonomik görülmediği için insanlar öbür çeşitlere yöneliyor.''
Her genetik varlığın verimliliğini ömür boyu sürdüremeyeceğine işaret eden Bakan Eker, günün şartların yeni çeşitlerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Tarım Bakanlığının genetik kaynakların değerlendirmesi konusunda bir çok çalışma yaptığını anlatan Bakan Eker, bu kapsamda Araştırma Enstitülerinin bitkisel üretime kazandırdığı yeni çeşitler olduğunu kaydetti.
F1 Hibrit Sebze tohumculuğunun geliştirilmesi projesine de değinen Bakan Eker, üniversiteler ve özel sektörle birlikte yürütülen proje ile hibrit sebze tohumunun sadece yüzde 10'u Türkiye'den karşılanırken, bu gün söz konusu rakamın yüzde 30'a çıktığını, 2012 de ise hedefin yüzde 60 olduğunu ifade etti. Hibrit sebzenin daha çok seralarda üretilen sebze olduğunu anlatan Eker, Türkiye'de geçen yıl 27 milyon ton sebze üretildiğini bunun yüzde 18'inin seralarda üretildiğini belirtti.

Tohumculuk kanunu ile Türkiye'de tohumculuk sektörünün yeniden yapılanmasına imkan tanındığını ifade eden Eker, ülkenin son bir kaç yıl içinde de tohum ve tohumculukla ilgili uluslararası kuruluşlara üye olduğunu bildirdi.
Genetik kaynakların değerlendirmenin en önemli sonucunun üretimde kullanılacak çeşitlerin elde edilmesi olduğunu belirten Eker, Türkiyede 1963 yılından bu yana 1710 çeşit tescil edildiğine, bunların yüzde 50'sinden fazlasının Tarım Bakanlığının Araştırma Enstitülerinde geliştirildiğine dikkati çekti.
Tarım Bakanlığının Araştırma Enstitülerinde geliştirilen tohum çeşitlerinin 130 çeşit yerli ve yabancı özel sektör şirketleri tarafından üretilip dağıtıldığına işaret eden Eker, bunun geliştirilen çeşitlerin sadece raflarda kalmadığının göstergesi olduğunu, bu ürünlerin Gürcistan, Pakistan, Bulgaristan, Yunanistan gibi bir çok ülkenin de kullanıldığını kaydetti.
Bakanlık olarak sertifikalı tohum kullanımına ve üretimine da destek verdiklerini hatırlatan Eker, bu kapsamda 2002 tarihinde 145 bin ton olan tohum üretiminin yüzde 99 oranında artışla 2008 yılında 290 bin tona çıktığını bildirdi.
Bakanlık olarak rekabet üstünlüğü olan çeşitlerin geliştirilmesine dönük çalışmalar yaptıklarını belirten Eker, Türkiye'nin zengin gen kaynaklarının geliştirilip, dünyada rekabet yeteneğinin artırılması ve dünya piyasalarında Türk firmalarının ürettiği tohumların daha büyük bir pazar payına sahip olmasını amaçladıklarını söyledi.
Eker, ''Bir yandan genetik kaynaklarımızı muhafaza altına alıyoruz, koruyoruz, yeni çeşitliler geliştiriyor, mevzuatı düzenlemeleri desteklemelerimizi bunun ışığında yapıp kendi üreticilerimizin bilim adamlarımızı bu yönde rekabet güçlerinin artırma çabası içindeyiz, onun için hiç kimsenin endişe etmesine gerek yok'' diye konuştu.
Bakan Eker, konuşmasının ardından Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na bağlı araştırma enstitülerinde geliştirilen tohumlar ve bu tohumlarla üretilmiş meyve, sebze ve diğer tarımsal ürünlerin yer aldığı sergiyi gezdi. Gezisi sırasında davetlilere ürünlerin araştırma ve üretim süreçleri hakkında bilgiler de veren Bakan Eker, dünyanın ilk çekirdeksiz limonu ve narı başta olmak üzere pek çok ürünü basın mensuplarına tanıttı ve tatmaları için ikram etti.

http://www.tarim.gov.tr/Duyurular,haber_Detayli_Gosterim.html?NewsID=754