Türkiye'de fipronilli yumurta tespit edilmedi

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, şu ana kadar Türkiye'de fipronilli yumurta tespit edilmediğini belirterek, "Batıda yumurta sektörü zor durumda, bu sektöre sürülen leke gibi sanki Türkiye'yi de içine katarak ekonomik olarak vurmaya çalışıyorlar." dedi.

Fakıbaba, Polatlı'da düzenlenen Ankara Tarımsal Sulama Çalıştayı'nda yaptığı konuşmada, suyun, hayatın vazgeçilmez unsuru olduğunu belirterek, suyu ve toprağı yanlış kullanan toplumların tarih sahnesinden silinip gittiğini söyledi.

Sulamanın uygun yapılmaması halinde, çoraklaşmayla mevcut arazilerin üretim dışı kalmasının kaçınılmaz olacağına işaret eden Fakıbaba, "Bazı yıllar tekrar eden kuraklık ve su sıkıntısı ülkemizin pek çok bölgesinde tarımsal üretimi sınırlayan en önemli faktörlerin başında gelmektedir. Bu nedenle gerek Bakanlığımız gerekse Orman ve Su İşleri Bakanlığı, sulama yatırımlarına büyük önem vermektedir. Başlıca hedefimiz, etkin bir sulama ve verimlilik için toprağı suyla çiftçiyi bilgiyle buluşturmak olacaktır." diye konuştu.

Lisanslı depolar desteklenip ülke genelinde yayılmasına özen gösterilecek

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Bakanlık olarak TMO aracılığıyla lisanslı depoları hep destekleyeceklerini ve Türkiye genelinde yayılmasına özen göstereceklerini belirterek, "Bu bağlamda çalışmalarımız Allah'ın izniyle devam edecektir. Bu, Giresun için çok değerli ve önemli bir adım." dedi.

"Gerek nakdi̇ hi̇be desteklerden gerekse de uyguladığımız pek çok proje i̇le tarım sektörünün güçlenmesi̇, sağlam bi̇r zemi̇ne oturtulması ve önünün açılması için çok çaba sarf ediyoruz ve etmeye devam edeceğiz." dedi.

Kimin hayvancılık yapacağına Ziraat Bankası karar veriyor

 

Hayvancılığı teşvik etmek için ayrılmış kaynakların, ziraatle hiçbir ilgisi olmayan müteşebbislere aktarıldığına dikkat çeken Düvebank Genel Müdürü Bekir Yıldız, bu durumun da yüksek maliyetli hayvancılığı teşvik ettiğini belirterek “Hayvanın müteahhitte, meranın köylüde olduğu üretim şartlarında tabiidir ki kırmızı et de fakirin sofrasına bayramdan bayrama uğrayacaktır" dedi.

Düvebank Genel Müdürü Bekir Yıldız, Milli Gazete'ye hayvancılıkta yaşanan temel sorunlarla ilgili çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Yıldız'ın yaptığı değerlendirmenin satırbaşları şöyle:

Hayvanlarımıza spor yaptırmadan insanlarımızı besleyemeyiz!

“Bir yerde çözülmesi gereken bir problem varsa, önce sorunu analiz edip isabetli bir teşhis ortaya koymak gerekir. Başarılı bir tedavi ancak doğru teşhisten sonra mümkün olabilir.

2010 yılından beri gündemden düşmeyen kırmızı et fiyatları Türkiye hayvancılığında bir arıza olduğunu söylüyor. Reçeteyi yazanlar şimdiye kadar başlıca iki tedavi uyguladılar. Bunlardan birincisi hayvan ve et ithal etmek; ikincisi ise üretime giderek daha fazla destek vermek. İthalatı tedavi değil pansuman saymalı. Bu durumda elimizdeki tek tedavi üretime verilen desteğin artırılması oluyor. Ancak tatbik edilen bu tedavi ile bir türlü netice alamadığımıza göre teşhisimizde bir hata olmalı.

Kimin hayvan yetiştireceğine banka karar veriyor!

Bize göre teşhiste gözden kaçan en önemli hususlardan biri son yıllarda hayvancılığı kimin yapacağına Ziraat Bankası'nın karar verir hale gelmesi. Son yıllarda hayvancılığa sağlanan en önemli destek Ziraat Bankası eliyle kullandırılan 'indirimli faizli' (sübvansiyonlu) krediler. Bu kredilerden yararlanarak yeni hayvancılık işletmesi kurmak veya mevcut işletmesinin kapasitesini yükseltmek isteyenler Ziraat Bankasının kapısını çalıyor.

Banka kredi başvurularını değerlendirirken kullandıracağı kredinin karşılığında alabileceği teminatların kalitesine bakıyor. Sorun da tam burada başlıyor. Çünkü zirai kredi başvurularında ziraatle ilgisi olmayan varlıklar daha sağlam teminat olarak kabul ediliyor. Bu durumda doğal olarak bu krediler ziraatin dışından gelenlerin erişimine daha açık oluyor. Hayvancılıkta giderek daha fazla müteahhit görmemiz tesadüf değil.

Hayvanı müteahhit beslese olmaz mı?

Hayvancılığı teşvik etmek için ayrılmış bir kaynağın, Bankacılığın kendi dinamikleri içinde, bizim amacımızın hilafına, ziraatle hiç ilgisi olmamış müteşebbislere aktarılması yüksek maliyetli hayvancılığı teşvik ediyor. Çünkü ucuz kredinin cazibesiyle ziraatin dışından sektöre gelen müteşebbisler, barınağı, hayvanı, mesleki bilgi ve beceriyi, yemi, işgücünü, kısaca her türlü üretim vasıtasını yüksek maliyetler ödeyerek temin etmek zorunda kalıyorlar.

Müteahhitler eti yüksek maliyetle üretiyor

Türkiye'de kimin hayvancılık yapacağına Ziraat Bankası'nın karar verdiğine dikkat çeken Düvebank Genel Müdürü Bekir Yıldız, bundan dolayı hayvancılık işiyle uğraşan müteahhit sayısının arttığını söyledi. Hayvancılığı teşvik etmek için ayrılmış kaynakların, ziraatle hiçbir ilgisi olmayan müteşebbislere aktarılmasının da yüksek maliyetli hayvancılığı teşvik ettiğine işaret eden Yıldız, “Hayvanın müteahhitte, meranın köylüde olduğu bugünün rasyonel olmayan üretim şartlarında tabiidir ki kırmızı et de fakirin sofrasına bayramdan bayrama uğrayacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

Sahte fatura düzenleyenlere yönelik kararlı mücadele sürecek

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, tarımsal desteklemelerde yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarına ilişkin "Kastım sahte fatura düzenleyen az sayıdaki firmayla ilgili mücadelemdir. Şunu söyledim, 'erkekse bu firmalar bir daha sahte fatura düzenlesinler. Ben onlarla gerekli mücadeleyi yapacağım' dedim yine aynı sözümün de üzerindeyim. Benden önceki bakan arkadaşım da aynı şekilde mücadele etmiştir. Ben de aynı şekilde bu mücadeleyi kararlılıkla devam ettireceğim." dedi.